Rekabet Kurumu Rekabet Kurumu, sağlık sigortası sektöründe faaliyet gösteren çok sayıda sigorta şirketi, özel sağlık kuruluşu ve destek hizmeti sağlayıcısını kapsayan kapsamlı bir soruşturma yürütmektedir. Soruşturmanın kapsamı ve ileri sürülen ihlal iddialarının niteliği dikkate alındığında, gelişmenin sağlık sigortası pazarı ile sınırlı kalmayıp sigorta sektörünün diğer alanları bakımından da önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendirilmektedir.
Bu bilgilendirme Rekabet Kurumu tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamı, soruşturma kapsamında incelenen davranışlar ve olası sonuçları hakkında genel bir değerlendirme sunmayı amaçlamaktadır.
1. Soruşturmanın Kapsamı
Rekabet Kurumu (“Kurum”), sigorta sektörünü geçmişte ağırlıklı olarak birleşme ve devralma işlemleri kapsamında incelemiştir. Bu çerçevede Rekabet Kurulu (“Kurul”), sağlık sigortası pazarının çift taraflı pazar niteliği taşıdığını değerlendirmiştir.
Öte yandan Kurul, daha özel bir hastanenin başvurusu üzerine sektörün önde gelen iki sigorta şirketi hakkında yürütülen önaraştırmada, tamamlayıcı sağlık sigortası (“TSS”) ile özel sağlık sigortası (“ÖSS”) ürünlerinin birlikte sunulması ve belirli sözleşmesel uygulamaları incelemiş, ancak her iki şirket bakımından soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar vermiştir. Bununla birlikte söz konusu süreç, Kurum’un sağlık sigortası şirketleri ile sağlık kuruluşları arasındaki ilişkileri yakından takip ettiğini göstermiştir.
Mevcut soruşturma ise Kurum kayıtlarına intikal eden ihbar ve şikâyetler üzerine başlatılan önaraştırmayı takiben açılmıştır. Kurul, 16 Mart 2026 tarihli ve 26-10/298-M sayılı kararıyla, Türkiye sağlık sigortası pazarında faaliyet gösteren toplam 19 teşebbüs hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 Sayılı Kanun”) ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla soruşturma açılmasına karar vermiştir.
Soruşturma; sağlık sigortası sektörünün bütünsel yapısını yansıtacak biçimde üç kategoride toplamda 19 teşebbüsü kapsamaktadır:
- Sigorta şirketleri
- Özel sağlık kuruluşları
- Teknik ve operasyonel destek sağlayıcıları
Soruşturmanın hem sigorta şirketlerini hem sağlık hizmeti sunucularını hem de teknik destek hizmeti sağlayıcılarını kapsaması, Kurul’un piyasayı bütüncül bir ekosistem olarak değerlendirdiğine işaret etmektedir.
2. İhlal İddiaları ve İhlalin Hukuki Niteliği
Soruşturma kapsamında kamuya yansıyan başlıca iddialar aşağıdaki şekildedir:
- Sigorta şirketlerinin prim tutarlarını birlikte belirlemesi, artırması veya sabit tutması,
- Müşteri, bölge veya ürün paylaşımında bulunulması,
- Fiyat, maliyet ve risk verileri gibi rekabete duyarlı bilgilerin rakipler arasında paylaşılması,
- Sigorta şirketleri ile sağlık hizmeti sağlayıcıları arasında rakiplerin pazara erişimini zorlaştırabilecek veya engelleyebilecek nitelikte sözleşmeler akdedilmesi.
İlk üç iddia, 4054 Sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında kartel veya kartel benzeri yatay iş birliği iddiaları olarak değerlendirilebilecek niteliktedir. Kurul’un yerleşik uygulamasında fiyat tespiti, pazar paylaşımı ve rekabete duyarlı bilgi değişimi en ağır rekabet hukuku ihlalleri arasında kabul edilmektedir.
Bu kapsamda Kurul tarafından rekabete aykırı amaç taşıdığı değerlendirilen yazışmalar, toplantı kayıtları, elektronik haberleşmeler veya diğer iletişim araçları ihlalin varlığına ilişkin önemli deliller arasında kabul edilebilmektedir.
Dışlayıcı sözleşme iddiaları ise dikey ilişkiler ve pazara erişim koşulları bakımından ayrıca değerlendirilebilecek niteliktedir. Bu nedenle soruşturma yalnızca rakipler arasındaki ilişkileri değil, sigorta şirketleri ile sağlık hizmeti sağlayıcıları arasındaki ticari ilişkileri de kapsamaktadır.
Soruşturma sağlık sigortası sektörüne odaklanmakla birlikte, Kurum’un incelemeleri sırasında sigorta sektörünün diğer segmentlerine ilişkin rekabet hukuku riskleri tespit etmesi halinde farklı pazarlarda da yeni incelemeler başlatması teorik olarak mümkündür.
3. Sigorta Şirketleri Açısından Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Mevcut soruşturma, sigorta sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin rekabet hukuku uyum süreçlerini yeniden değerlendirmeleri bakımından önemli bir fırsat sunmaktadır. Bu kapsamda özellikle aşağıdaki hususların gözden geçirilmesi faydalı olabilir:
- Rakiplerle gerçekleştirilen sektör toplantıları, meslek birlikleri ve komite faaliyetlerinin rekabet hukuku perspektifinden değerlendirilmesi,
- Prim, maliyet, risk kabul, hasar rasyoları, fiyatlama politikaları ve benzeri rekabete duyarlı bilgilerin paylaşımına ilişkin iç kontrollerin gözden geçirilmesi,
- WhatsApp, Teams, e-posta ve diğer iletişim kanallarında gerçekleştirilen yazışmalara ilişkin farkındalık seviyesinin değerlendirilmesi,
- Sağlık kuruluşları, destek hizmeti sağlayıcıları veya diğer iş ortakları ile akdedilen sözleşmelerin münhasırlık, dışlayıcılık veya pazara erişimi sınırlandırabilecek hükümler bakımından incelenmesi ve
- Rekabet hukuku eğitimlerinin güncellenmesi ve yerinde inceleme (dawn raid) hazırlıklarının gözden geçirilmesi.
4. Olası Yaptırımlar
Soruşturmanın ihlal tespiti ile sonuçlanması hâlinde uygulanabilecek yaptırımlar aşağıda dikkatinize sunulmaktadır:
- İdari para cezaları: Kurul, ihlal tespit edilmesi halinde teşebbüslerin bir önceki mali yıl sonunda oluşan gayrisafi gelirlerinin %10’una kadar idari para cezası uygulanmasına karar verebilir. Ayrıca ihlalde belirleyici etkisi olduğu tespit edilen yöneticiler ve çalışanlar bakımından da bireysel para cezasına hükmedilmesi mümkündür.
- Davranışsal veya yapısal tedbirler: Kurul, ihlalin giderilmesi amacıyla belirli sözleşme hükümlerinin değiştirilmesine, ticari uygulamaların sonlandırılmasına veya başka tedbirlerin alınmasına karar verebilir.
- Süreli para cezaları: Kurul kararlarına uyulmaması veya getirilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde günlük idari para cezaları uygulanabilir.
Sonuç
Soruşturma kararı hem kapsadığı teşebbüs sayısı hem de incelenen davranışların niteliği bakımından sağlık sigortası sektörüne ilişkin en önemli rekabet hukuku gelişmelerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Özellikle fiyat tespiti, pazar paylaşımı ve rekabete duyarlı bilgi değişimi gibi iddiaların inceleniyor olması nedeniyle, soruşturmanın sonuçları yalnızca sağlık sigortası pazarı için değil, sigorta sektörünün diğer segmentleri bakımından da yol gösterici nitelikte olabilir.
Bu nedenle sigorta sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin mevcut rekabet hukuku uyum programlarını gözden geçirmeleri, risk alanlarını değerlendirmeleri ve gerekli görülen alanlarda önleyici tedbirler almaları önem arz etmektedir.