Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği (“Yönetmelik”) 4 Nisan 2026 tarihli ve 33214 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na (“Kanun”) dayanılarak hazırlanmış olup, toprak ve arazi varlığının tespitine, toprak etüt, haritalama ve sınıflama çalışmalarının yürütülmesine, arazi kullanım planlarının hazırlanmasına, büyük ova koruma alanlarının ve erozyona duyarlı alanların belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.
Yönetmelik ile getirilen başlıca düzenlemeler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Yönetmelik uyarınca arazi kullanım planları (“AKUP“) şu aşamalardan oluşmaktadır: (i) veri toplama ve analiz çalışmaları, (ii) AKUP, açıklama raporu ve plan hükümlerinin hazırlanması, (iii) AKUP’un kontrolü ve onaylanması. Bu kapsamda, veri toplama ve analiz çalışmaları ile AKUP’a ilişkin hazırlık ve onay çalışmaları Tarım ve Orman Bakanlığı (“Bakanlık“) tarafından; kontrol işlemleri ise valilikler ve/veya Bakanlık tarafından yürütülecektir.
AKUP hazırlık sürecinde toprak, iklim, topoğrafya, fizyografya ve su potansiyeli ile ihtiyaç duyulan diğer verilerin esas alınacağı öngörülmüştür. AKUP çalışmaları kapsamında planlama alanı içindeki araziler; tarım alanları, tarım dışı alanlar ve kapsam dışı alanlar olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır. Tarım alanları; mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmaktadır. Tarım dışı alanlar; tarım alanı ve kapsam dışı alanlar haricindeki alanlar olarak belirtilmektedir. Kapsam dışı alanlar ise mera alanları, orman alanları, özel kanunlarla belirlenen veya korunan alanlar, yapılaşma alanları, maden-ocak alanları, yol ve benzeri alanlardan oluşmaktadır.
Tarım dışı kullanım talepleri bakımından Yönetmelik kademeli bir önceliklendirme sistemi benimsemiştir: ilk olarak planlı alanlar içindeki uygun boş alanlar değerlendirilecek; bu alanlarda uygun ve yeterli alan bulunamaması halinde tarım dışı alanlar alternatif alan olarak ele alınacak; bunların da yetersiz kalması durumunda ise kuru marjinal tarım arazileri alternatif olarak değerlendirilebilecektir. Tarım arazilerinin Kanun’da belirtilen istisnalar haricinde, AKUP’ta yer alan amaçlar dışında kullanılamayacağı da hükme bağlanmıştır.
Özel kanunlar kapsamındaki alanlar bakımından ilgili kanun hükümlerinin saklı tutulduğu ve ilgili kanunlar uyarınca sorumlu bakanlık veya kuruluşların AKUP’ta yer alan kullanım şekillerini değerlendireceği belirtilmektedir.
Toprak etüt ve sınıflama çalışmaları sonucunda hazırlanan tüm harita ve raporlar Tarım Reformu Genel Müdürlüğü (“Genel Müdürlük”) tarafından onaylanacak olup bu çalışmalara yönelik itiraz ve değişiklik talepleri de Genel Müdürlük tarafından değerlendirilip karara bağlanacaktır.
Yönetmelik kapsamında 1/25000 ve 1/5000 ölçekli AKUP hazırlanmasına, tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine, büyük ova koruma alanları ile erozyona duyarlı alanların belirlenmesine ilişkin esaslara da ayrıca yer verilmiştir.
Yönetmelik’te Kanun’un 14. maddesi uyarınca tarımsal üretim potansiyeli yüksek ve çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovaların, ilgili toprak koruma kurullarının görüşü alınarak Cumhurbaşkanı Kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirleneceği düzenlenmiştir. Büyük ova koruma alanı ilan edilen ve ova sınırları içinde kalan parsellerin tapu kütüğü sayfalarının beyanlar hanesine bu yönde şerh konulması öngörülmüştür.
Bunun yanı sıra, toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin bozulup bozulmadığının ya da bozulma ihtimalinin bulunup bulunmadığının tespiti çalışmalarının Bakanlık veya il müdürlükleri tarafından yapılacağı düzenlenmiştir. Tespit çalışmalarının araziye uygunluğunun kontrolü ilgili il müdürlüklerince gerçekleştirilecek olup kontrol çalışmaları tamamlanan ve söz konusu özelliklerin bozulduğu ya da bozulma ihtimalinin bulunduğu belirlenen alanlar Bakanlığa gönderilecektir. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirme sonucunda uygun bulunan alanların, Kanun’un 15. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı Kararı ile erozyona duyarlı alan olarak belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Yönetmelik ile arazi kullanım planlarına veya tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerine uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmiş, bu planlara aykırı hareket edilmesi halinde Kanun’un 20. maddesi uyarınca işlem yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, Bakanlığın Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin tereddütleri gidermeye, uygulamayı düzenlemeye ve bu kapsamda alt düzenleyici işlemler yapmaya yetkili olduğu da düzenlenmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.